Mansur Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na Çağrı: “Birlik Olmalıyız”

Mansur Yavaş'tan Kılıçdaroğlu'na Çağrı:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı ile ilgili verdiği mutlak butlan kararı sonrasında sosyal medya üzerinden önemli bir açıklama yaptı. Yavaş, açıklamasında, “Bugün en çok ihtiyaç duyulan şey, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde birleşmesi değil; Türkiye’deki tüm muhalefet gruplarının, demokrasi, hukuk ve millet iradesine inanan kesimlerin ortak bir akıl ve vicdanda buluşmasıdır.” dedi.

Yavaş, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili verilen mutlak butlan kararı, Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında olduğunun en açık göstergelerinden biridir. Burada en dikkat çekici ve tehlikeli nokta ise, henüz ceza davaları sonuçlanmadan mahkemenin ‘seçime hile karıştırıldığı’ yönünde bir kanaat oluşturmasıdır. Bu durum, ceza mahkemesinin yetkisini aşarak hüküm vermesi anlamına gelir.

Hukuk devletinde, hiçbir kişi ya da kurum, kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez. Anayasa’nın 79. maddesi, seçimlerin yönetimi ve denetiminin Yüksek Seçim Kurulu’na ait olduğunu belirtmektedir. YSK’nın verdiği kararlar kesindir ve seçim süreçlerinin yönetimi ile siyasi partilerin kongre iradeleri konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu Anayasa’da açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, il ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri aşılmamalıdır.

Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devleti içinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak, hukuki süreçler, siyasi partileri zayıflatmanın ya da tasfiye etmenin aracı haline getirilemez. Amaç, Cumhuriyet Halk Partisi’ni iç tartışmalara sürüklemek, birlik duygusunu zayıflatmak ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz kılmak olmamalıdır. Böyle bir süreç, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve sadece iktidarın işine yarar.

Bu nedenle, gerilimi artırmak değil, aklı selimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içinde kongre kararı almasını sağlamak ve süreci demokratik yöntemlerle yürütmek gerekmektedir. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükunetle atlatmak, bize umut bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.

Bu süreçte, birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmalıyız. Aksi takdirde, bu kararları alanlar ve tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaklardır. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo göz önünde bulundurulduğunda, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim gibi her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu unutmamalıyız. Bugün ihtiyaç duyulan şey, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değil; Türkiye’deki tüm muhalefet unsurlarının, demokrasi, hukuk ve millet iradesine inanan bir araya gelmesidir.”

Yazar: Yusuf Arslan

Author: Onur Aydın