25 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan habere göre, bu yıl Cannes Film Festivali’nde Hollywood’un yıldızları yerine Avrupa’nın sosyal ve politik sorunları öne çıktı. Doç. Dr. Efe Sıvış, festivalde ödüllerin, savaş, göç, devlet baskısı ve muhafazakâr-seküler çatışmaları ele alan filmlere verildiğini belirtti. Adam Driver ve Scarlett Johansson’un yer aldığı James Gray filmi ile Rami Malek’in rol aldığı Ira Sachs filmi, ödül alamadan geri döndü.
Altın Palmiye, Rumen yönetmen Cristian Mungiu’nun yönetmenliğini üstlendiği “Fjord” filmine verildi. Film, Norveç’e göç eden Rumen bir ailenin çocuk istismarı soruşturmasıyla parçalanmasını konu alıyor ve muhafazakâr Doğu Avrupa aile yapısıyla seküler İskandinav sistemi arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. Mungiu, ödül sonrası yaptığı açıklamada, filmdeki esas meselenin göçmenler değil, toplumların birbirini tehdit olarak görmeye başlaması olduğunu vurguladı.
Ödül töreninin en siyasi anı, Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev’in “Minotaur” adlı filmine verilen Grand Prix oldu. Zvyagintsev, kapanışta Kremlin’e hitaben “Bu katliamı durdurun” çağrısında bulundu. Yönetmen ödülü ise Polonyalı Pawel Pawlikowski’nin “Fatherland” filmi ile İspanyol ikili Javier Calvo ve Javier Ambrossi’nin “Kara Top” filmi arasında paylaşıldı.
En iyi senaryo ödülü, Emmanuel Marre’nin “Zamanın Adamı” filmine verildi. Film, Nazi işgali altındaki Fransa’da yaşamaya çalışan bir memurun hikâyesini anlatıyor. Cannes’da Fransızların, Hitler işgalinin travmasını hala tam olarak atlatamadıkları gözlemlendi.
84 yaşındaki Barbra Streisand’a Onur Altın Palmiyesi verildi; ancak sağlık sorunları nedeniyle törene katılamadı. Festival boyunca, onun “No More Tears” parçası açılışta ve kapanışta yankılanarak atmosferi sarhoş etti.
Cannes Film Festivali, bu yıl Avrupa’nın iç meselelerine ışık tutarak önemli bir mesaj verdi. Hollywood yıldızları kırmızı halıda yürüdü ve ayrıldı; ama ödüller, Rusya’daki savaş, Norveç’teki göç krizi ve Franco dönemi İspanyası gibi konulara gitti. Riviera’da birkaç gün sonra Monaco Grand Prix başlayacak olsa da, Cannes bu yıl hangi temaların önemli olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Cannes Film Festivali’nin ardından Monaco Grand Prix’sinin yankıları Riviera’da duyulmaya başladı. Geleneksel olarak, önce tennis turnuvası, ardından Cannes Film Festivali ve son olarak Monaco Grand Prix gerçekleşiyor. Temmuz ve ağustos ayında ise Saint-Tropez’deki beach club’lar ve gece davetleriyle Akdeniz’in yaz sezonu başka bir ritme bürünüyor.
Yazının sonunda, Yacht Club de Monaco’da geçen bir akşam yemeği anısıyla, Monaco’nun deniz üzerine inşa edilmiş bir yaşam tarzı olduğuna dikkat çekildi. Kulübün mimarı Norman Foster, yapıyı bir transatlantik gemisi gibi tasarlayarak limana uzatmış.
Yazar: Yusuf Arslan
