Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, ABD’de düzenlenen zirvede İsrail ile Lübnan arasındaki müzakereleri ve Suriye ile ilişkileri masaya yatırdı. Lüban Cumhurbaşkanlığının, ABD merkezli X platformundaki resmi hesabından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Avn, Başbakan Selam’ı Beyrut’taki Baabda Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede, son dönemdeki gelişmeler ışığında Lübnan’ın mevcut durumu değerlendirildi.
Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Lübnan, ABD ve İsrail heyetleri arasında başlayan müzakerelerin detayları üzerine de konuşuldu. Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Selam, bu müzakereleri sürekli takip etme konusunda ortak bir görüş oluşturdular. İki lider, gelecek hafta Bakanlar Kurulu toplantısı düzenleme konusunda da mutabık kaldılar.
Toplantıda, Başbakan Selam’ın, 9 Mayıs’ta gerçekleştirdiği Suriye ziyaretine dair Cumhurbaşkanı Avn’a bilgi verdiği belirtildi. Açıklamada, Lübnanlı bakanların Suriyeli mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerin olumlu bir atmosferde gerçekleştiği ve iki ülke arasında işbirliği alanlarının genişletilmesine yönelik mutabakat sağlandığı kaydedildi. Tarafların, ele alınan konuların takibi için iletişimlerini sürdüreceği ifade edildi.
İsrail ile Lübnan arasındaki üçüncü tur müzakerelerin bugün ABD Dışişleri Bakanlığı’nda başladığı duyurulmuştu. İki ülkenin Washington’daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan tarihlerinde ABD’nin arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık amacıyla bir araya gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki ilk oturum ise 1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kaydedildi. Toplantıya ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail’in Washington büyükelçileri katıldı.
Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lüban Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Beyaz Saray’da ağırlamayı dört gözle beklediğini belirtti.
Lübnan’da İsrail ile doğrudan müzakereler, iç siyasette ve kamuoyu arasında oldukça tartışmalı bir konu. Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Selam, müzakereleri “kanın durdurulması ve kalıcı çözüm” için gerekli bir adım olarak değerlendirirken, Hizbullah ve destekçileri ise bu doğrudan temasları “teslimiyet” olarak nitelendirerek karşı çıkıyor.