Tüm dünyayı ayağa kaldıran şov! Anne-babaları da yıllar önce katılmıştı

‘Old Enough’ adlı televizyon programı yayınlandığı Japonya’da büyük tartışma yarattı. Yoriko Tsutsui tarafından 1977 yılında yazılan ve Miki adlı bir çocuğun maceralarının anlatıldığı öykü kitabı, programın esin kaynağı oldu. Programın geçmişi ise 30 yıl öncesine dayanıyor. Bu sene Japonya’da gösterilen bölümlerdeki bazı ebeveynler, geçmişteki çocuk katılımcılardı. Bu formatın şimdilerde İngiltere’de de benzer bir versiyonu yapılıyor.

Farklı yaş gruplarındaki çocuklara, yaşlarına uygun sorumluklar vermenin önemi uzmanlar tarafından önerilen bir durum. Ancak olması gerekenden daha büyük sorumluklar verirsek ne olur? 30 yıldır Japon televizyonlarında yayınlanan ‘Old Enough’ isimli programda, çocuklar başrolde yer alıyor. Yaşları 2 ila 6 arasında değişen 20 çocuk, farklı görevleri yerine getirmeye çalışıyor. Öyle ki daha yeni yürümeye başlamış çocuklar bile kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye çalışıyor. Bu çocuklar tek başlarına markete gidip alışveriş yapıyor, annelerinin siparişlerini alıp otobüsle eve dönüyor ya da babalarına öğle yemeği götürüyor. Hızla akan bir trafikte tek başlarına karşıdan karşıya geçiyor ve istenenleri yerine getiriyorlar.

Yıllardır yayınlanan ve Japonya’da büyük bir izleyici kitlesi olan yarışma, Amerika ve Avrupa’da eleştiri konusu oldu. İlk bölümde, henüz bebek bezi kullanan yaklaşık 3 yaşlarındaki küçük bir çocuk 20 dakikalık yürüme mesafesindeki bir markete gidip annesinin istediği 3 malzemeyi alıyor. Çocuk, elindeki sarı bayrakla yoğun trafikte yol istiyor, karşıdan karşıya geçip markete gidiyor. Annesinin istediği 2 ürünü bulup parasını veriyor ve eve dönüş için yola çıktığında 3’üncü malzemeyi unuttuğunu hatırlayıp markete dönüyor. Annesinin tüm istediklerini alıp evine gidiyor.

İZLENME ORANI ÇOK YÜKSEK

Programın Singapur versiyonunda ise 5 yaşındaki başka bir çocuk tek başına trene binip yaklaşık 35 dakika süren bir yolculuk yapıyor. Anonsları takip ederek ineceği durağı buluyor ve görevini gerçekleştiriyor. Program çekimi sırasında çocuklara görünmeden onların güvenliklerini sağlayan kişiler bulunuyor. Ancak bunu yapay güvenlik algısı olarak yorumlayanlar var. Çocukların güvenliği konusunda endişelerini dile getiren izleyicilerden biri, “Yapım ekibinin küçük çocuğa ne kadar yardım ettiği belli değil. Bazen yorum yapan kişi, çocuğun eylemleriyle alay ediyor gibi görünüyor” yorumunda bulundu. Bu program, Japonya’da her yıl 2 defa 3’er saatlik özel bölümler şeklinde yayınlanıyor. Öyle bir fenomen haline gelmiş durumdaki yüzde 25 gibi inanılmaz bir izlenme oranına sahip.

JAPONYA’DA 6 YAŞINDAN İTİBAREN BAŞLIYOR

İzleyicilerden bazıları da Japonya’da böylesine bir sorumluluğun fazla olmadığını düşünüyor. İlkokul çağındaki çocukların burada herhangi bir yetişkin gözetimi olmaksızın okula yürüdüğünü veya kendi başlarına ya da küçük gruplar halinde toplu taşıma araçlarına bindiklerini görmek olağandışı bir durum değil. Bunun nedeni de ailelerin çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara bağımsızlık ve sorumluluk duygusunu vermeleri olarak değerlendiriliyor. Çocuklar 6 yaşından itibaren kendi okullarını temizlemeye başlıyor, sınıf arkadaşlarına sırayla öğle yemeği servisi yapıyor, sınıflarına ağır kaplar ve mutfak eşyaları taşıyor. Daha o yaşlarda okula gidip gelirken ağır çantalar taşıyıp, trafiğin yoğun olduğu yerlerde yanlarında ebeveynleri olmadan geçebiliyorlar.

Avustralyalı pedagog Liz Westrupp da 2 yaşındaki bir çocuğun markete yollanmasını çok uç bir örnek olarak değerlendiriyor:

“O yaştaki bir çocuğun bir şey ters gittiği bir durumda doğru rotayı tespit edecek zihinsel becerilere sahip olması kesinlikle imkânsız.”

Uzmanlardan bazıları ise bu tarz getir – götür işleri dikkatli bir şekilde yapıldığında çocuğun ilk derslerinden biri olduğunu dile getiriyor. Çocukların ilkokul çağında tek başlarına markete ya da okula yürüyerek gitmelerinin, onlar için oldukça gururlandırıcı bir şey olduğunu söyleyen uzmanlar, “Çocuklar daha yetenekli hale geldikçe, görevler de o ölçüde zorlaştırılabilir. Ebeveynler, verecekleri görevleri çocuğun beceri ve boyutuna göre eşleştirir ve her yeni ödev, çocuğun artan yetkinliğini onaylar ve onu motive eder” diyor. 

Çocuklara hangi yaşlarda, nasıl sorumluluklar verilmesi gerektiğini açıklayan Psikolog, çocuk ve ergen terapisti Nurdan Büyükak, her çocuğun ve ailenin buna hazır, hevesli olma zamanının değişkenlik gösterdiğini belirterek şunları söyledi:

“6 aylıkken bebekler katı gıdaya geçtiklerinde kendi kendilerine yemeye hazırlar. Bu da ilk aldıkları sorumluluktur. Bir çocuk 1 yaşında kendi oyuncaklarını toplayabileceği gibi bu 3 yaşında da olabilir. Genel olarak çocuklar 2-3 yaşından itibaren sorumluluk almaya hazırdırlar. İşe kendi oyuncaklarını toplayarak başlayabilirler. Sonrasında giyinmek, kendi eşyalarını toplamak, kirliye atmak, çamaşır makinesini boşaltmak, masaya tabak getirmek gibi günlük işlere dahil olabilirler.”

‘BU YAŞTAKİ BİR ÇOCUK İÇİN PSİKOLOJİK ŞİDDETTİR’

Büyükak, yayınlanan program için, “Bu kadar erken yaşta bu kadar fazla sorumluluğun uygun olmadığını düşünüyorum. Hiç sorumluluk almayan bir çocuk nasıl ki bir sürü beceriden yoksun olarak büyüyecekse, fazla sorumluluk alan çocuklar da aynı oranda zarar görerek büyür. Programın bir bölümünde çocuk görevi yapmak istemiyor, ağlıyor ve annesi olmadan gitmek istemediğini söylüyor. Anne ise ciddi bir tonda bunu yapması gerektiğini, ona ihtiyacı olduğunu söylüyor. Çocuğu ikna ediyor. 3 yaşındaki küçük kız evinden oldukça uzakta bir yere alışverişe gidiyor. Bu yaştaki bir çocuk için bu psikolojik şiddettir yorumunda bulundu.

Programdaki çocuklar bu görevleri yaparken aslında yalnız değiller. Etrafında onların her yaptığını kayda alan 5-6 kameraman var. Bunun da aslında izleyiciyi yanıltan bir durum olduğu ifade eden Psikolog Nurdan Büyükak, izleyenlerin ‘benim çocuğumda bunu yapabilir’ deyip tek başına çocuklarını gönderebileceklerini ve bunun da son derece tehlikeli bir durum olduğunun altını çizdi.

‘7-8 YAŞINDA HÂLÂ KENDİ YEMEĞİNİ YİYEMEYEN ÇOCUK VAR’

Büyükak, sorumluluk vermeyle ilgili Türk aile yapısının yarattığı bir sorun olup olmadığıyla ilgili de, “Bir genellemek yapmak, tüm aileler böyle demek çok uygun değil. Ancak çoğunluğa baktığımda çocuğuna çok az sorumluluk veren bir aile yapısı gözlemliyorum. Öyle ki çocuklar 7-8 yaşlarında hâlâ kendi yemeklerini yiyemiyorlar. Tuvaletlerini yapıp, temizliğini beceremiyorlar. Bunlar artık o yaşlarda çoktan edinilmesi gereken alışkanlıklar” diye konuştu.

Programdaki aileler ve çocuklarını yetiştirme tarzından yola çıkarak, “Hiçbir ebeveyn çocuğunu bu şekilde yetiştirmemeli diyebiliriz” diyen Büyükak, “Kültürel farklar elbette var ancak çocuk gelişimi her yerdeki çocuk için aynı şekilde işliyor. 3 yaşındaki bir çocuk sahip olduğu zihinsel ve fiziksel becerilerle kendini olası kötülüklerden koruyamaz” sözleriyle tüm dünyada eleştiri konusu olan program hakkında düşüncelerini dile getirdi. 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.