Agorafobi Nedir, Belirtileri Nelerdir ?

Agorafobi, psikolojik bir panik bozukluktur. Agorafobinin belirtileri nelerdir? Agorafobinin sebepleri nelerdir? Agorafobinin tedavisi var mıdır? Detaylar haberimizde…

Agorafobi, bireyin kendi güvenli alanı dışındaki ortamlar dışında endişe, korku, rahatsızlık ve utanç gibi duygular yaşamasına sebep olan psikolojik bir panik bozukluktur. Agorafobinin belirtileri üç farklı kategoride kendisini göstermektedir. Bunlar bireyin fiziksel durumunu etkileyen bulgular, ruh sağlığını etkileyen bulgular ve bireyin davranışlarını etkileyen bulgular olarak gözlemlenmektedir. 

AGORAFOBİNİN BELİRTİLERİ 

Uzm. Dr. Özlem Bora agorafobiye dair detaylı bir açıklama yaptı. Dr. Bora, agorafobinin fiziksel belirtilerine dair şunları kaydetti: ”Agorafobinin birçok semptomu panik bozukluk belirtileriyle benzerlik gösterebilir. Bu nedenle agorafobi teşhisinin doğru konması tedavinin başarısı açısından oldukça önemlidir. Agorafobinin belirtileri arasında göğüs ağrısı, hızlı nefes alıp verme, strese bağlı yoğun terleme, sıcak basması, titreme, yutkunma güçlüğü, kalp atışlarının hızlanması, ölüm korkusu, mide bulantısı, el ve ayaklarda uyuşma, kalp krizi geçirme korkusu ile baş dönmesi veya baygınlık yer alır.”

Psikolojik belirtilere de dikkat çeken Dr. Bora, ”Agorafobinin psikolojik belirtileri, kişinin yaşadığı fiziksel belirtilere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler; Evde yalnız kalma korkusu, kişinin ev dışında bulunduğu süre boyunca başına bir şey gelmesi halinde yardım alamayacağını düşünmesi, topluluk içinde panik bozukluğa bağlı belirtilerin ortaya çıkmasına bağlı yaşanabilecek utanma duygusu bunların yanı sıra kalp krizi geçirdiğini düşünme, inme indiğini düşünme, kendini sürekli tehlikede hissetme, nefes alamama ve aklını kaçırma hissi” gibi durumların altını çizdi.

Agorafobinin davranışsal belirtilerine de değinen Dr.Bora, şunları söyledi: ”Agorafobiye sahip kişiler bu hastalıkla yüzleşmekte zorlanabilir. Davranışsal belirtiler, kalabalık ortamlara girmekten kaçınma, herhangi bir yere giderken yanında birinin olmasını istemek, evden uzak mekanların tercih edilmemesi ve evden çıkmama durumu olarak kendisi gösterebilir.”

AGORAFOBİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

– Obsesif kompulsif bozukluk (OKB)

– Anksiyete bozukluğu

– Klostrofobi

– Alkol ve madde kullanımı

– Kişinin sevdiği birini kaybetmesi

– Depresyon

– Çocukken veya ileri dönemde yaşanan cinsel istismar öyküsü

– Aile öyküsünde bulunan agorafobi olması

AGORAFOBİ KİŞİNİN SOSYAL YAŞANTISINI OLUMSUZ ETKİLİYOR!

Agorafobinin teşhisi hakkında önemli açıklamalarda bulunan uzman, ”Agorafobi gibi rahatsızlıkların teşhisi ve tanısı için kişinin belirtileri incelenir. Agorafobiyle aynı belirtilere sahip olan hastalıkları elemek için psikolog veya psikiyatrist kalp çarpıntıları, nefes alamama, mide bulantısı, baş dönmesi, el ve ayaklarda ortaya çıkan şiddetli titreme gibi belirtileri inceler ve kökeninin araştırılmasını önerir. Araştırmanın sonucunda ortaya çıkan belirtiler farklı bir hastalığa bağlı gelişiyorsa uygun tedavi için yönlendirilir ve ayrıca terapiye başlanır. Agorafobinin fiziksel olduğu kadar, psikolojik belirtileri de hastalık tanısının konmasında oldukça etkilidir. Agorafobi hastaları genellikle panik sendromlarına bağlı gelişebilecek durumlarda, kimse tarafından yardım alamayacağını, başına bir şey gelirse yalnız kalacağını ve çoğu zaman da öleceğini düşündüğü için kalabalık ortamlardan uzak durur ve buna bağlı olarak evden hiç dışarı çıkmayabilir. Bu durum uzun vadede kişinin iş hayatını, sosyal hayatını ve sağlığını da olumsuz yönde etkiler.” dedi.

AGORAFOBİNİN TEDAVİSİ VAR MI?

Agorafobisi bulunan kişinin fiziksel durumuna ve ruhsal sağlığına bakılarak tedavi haritası çizildiğini söyleyen Dr. Bora, ”Bu noktada en önemli olan şey kişinin bu durumdan ne derece etkilendiğidir. Ayrıca, Agorafobi teşhisi alan her hastaya aynı tedavi yöntemi uygulanmaz. Agorafobi hastalığının tedavisi için genellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) yöntemi önerilir. Bilişsel davranışçı terapi eğitimi almış terapistin uygun gördüğü durumlarda ise anksiyete ve depresyon gibi ruh sağlığını etkileyen hastalıkların tetiklenmesini önlemek için ilaç tedavilerine de başvurulabilir.” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir